geri dön

TÜRK DiŞ HEKiMLERi BiRLiĞi BAŞKANLAR KONSEYi TOPLANTıSı 1-2 KASıM 2013' DE ADANA HiLTON OTELDE YAPıLDı

Kasım 5, 2013 - Salı günü
TÜRK DiŞ HEKiMLERi BiRLiĞi BAŞKANLAR KONSEYi TOPLANTıSı 1-2 KASıM 2013' DE ADANA HiLTON OTELDE YAPıLDı

 

 

TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ 
BAŞKANLAR KONSEYİ AÇIKLAMASI

(1-2 Kasım 2013 / ADANA)

'MODERN KÖLELİK: TAŞERONLAŞMA'

Kamusal olarak sağlık hizmeti sunmak Devletin asli ve sürekli görevleri arasındadır. Sosyal Devletin omurgasını oluşturan sağlık hizmetlerinin maliyetlerinin ucuzlaştırılması adına, dışarıdan taşeron firmalar aracılığı ile yapılan ticari sözleşmelerin sayısı her geçen gün artmaktadır.

İş güvencesinden yoksun, sosyal ve özlük hakların sınırlı olduğu sağlıktaki taşeronlaşma olgusu başlangıçta güvenlik ve yemek hizmetleri ile başlamış, hemşire, radyoloji teknisyeni, laborant, tıbbi sekreterlik, hasta bakıcılığı ile devam ederek bugün doktor ve dişhekimlerine kadar uzanmıştır.

Son resmi verilere gore sağlık hizmetlerinde yaklaşık olarak 150 bin sağlık çalışanı bu şekilde çalışmaktadır. Son günlerde buna örnek olarak Kütahya ADSM'nin dişhekimliği hizmetlerini taşeron firmalardan almak için açtığı ihale gözden kaçmamıştır. Açık ihale usulü ile yapılan bu ihaleye şimdiye kadar iki firma başvurmuş ve 06/11/2013 tarihinde ihale yapılacaktır. 39 maddeden oluşan bu ihale sözleşmesinde dişhekimlerinden aylık maksimum 90 bin performans puanı ifadesi geçmesi bile bu köleci anlayışı pekiştirmektedir.

Bir başka anlatımla Kütahya ADSM 6 ay süreyle 1,500,000 puan karşılığında yaklaşık 1,000,000 TL lik hizmeti taşeron firmalardan almak istemektedir. Sağlık gibi hak olması gereken bir hizmetin niteliğinden çok maliyet hesabına bakılarak değerlendirilmesi ne ölçüde toplumsal kabul edilebilir ?

Anayasanın 128. Maddesi kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür der. Ayrıca kamuda yapılamayan sağlık hizmetleri için dışarıya sevk yolu açıkken ve Kütahya'da bunları yapabilecek yeterli dişhekimi varken taşeron firmayla anlaşarak  dişhekimliği hizmeti satın almanın mantığını anlamak mümkün değildir.

Dişhekimliği hizmetlerinin ihale usulü ile firmalar aracılığında metalaştırılarak satın alınması yolunun açılması TDB'nin kabul edebileceği bir anlayış değildir. Türk Dişhekimliği Birliği bu yönteme karşıdır ve karşı olmaya devam edecektir.

Tüm sağlık çalışanlarının iş güvencesi ve insanca yaşamalarını sağlayacak gelir ve özlük haklarını savunan, sağlığın doğuştan kazanılan bir hak olduğunu her türlü ortamda savunmaya devam edecektir. Bu taşeronlaşma uygulamalarının durdurulması için de gereken her türlü yasal girişimi yapacaktır.




Türk Dişhekimleri Birliği Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri ile Oda Başkan ve Yöneticilerinden oluşan TDB Başkanlar Konseyi, 1-2 Kasım 2013 tarihlerinde Adana'da bir araya geldi.

İki gün süren toplantıda aşağıdaki gündem maddelerinin dışında diğer güncel  sorunlarımız da ele alındı.

      1. FDI 101. Dünya Dişhekimliği Kongresinin Değerlendirilmesi
      2. Dişhekimliği Mesleğinin Gelişmesine ve Sunumuna Yönelik Bakış Açıları Yeni Vizyonlar;

                        a.FDI 2020 Vizyonu
                        b.FDI İstanbul Deklarasyonu
                        c. Kanıta Dayalı Dişhekimliği

     3. Dişhekimlerinin Özlük Hakları ve Beklentiler (Serbest - Kamu)
     4. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun Uygulanmasına İlişkin Görüşme
     5. TDB 20.Uluslararası Dişhekimliği Kongresi İle İlgili Bilgilendirme
     6. Yeni SDE Yönergesi Hakkında Bilgilendirme

Toplantıda; Sağlık Bakanlığı'nın ağız sağlığına bakışı ve uygulamalarını gerçekleştirdiği ADSM'lerin topluma sadece sayısal olarak hizmet erişimine yönelik artış sağlamak üzere konumlandırıldığı;  nitelik, kültürel ve sosyal olarak gelecek nesillere ölçülebilir bir iyileştirme yaratamadığı, sistemin  aynı şekilde devam etmesi halinde, gelecek genç nesillerin ağız - diş sağlığı ve dolayısıyla genel sağlığında bir iyileşme söz konusu olamayacağı gibi, ülke sağlık ekonomisinin her sene artan oranda daha fazla yük altında kalmasına neden olacağı somut sayısal veriler ile ortaya konuldu. 

"Ülkemizde 0-18 yaş grubunda 22.000.000 çocuk bulunmakta, bu gruptaki  DMFT oranı 5,2 dir. Yani acil müdahale edilmediği takdirde, çekilecek ve ilerdeki yıllarda proteze yönelecek ihtiyaç işlem sayısı; 114.440.000 iken, Sağlık Bakanlığınca istihdam ettiği 7.200 dişhekimi ile ancak yılda  1.146.600 adet işlem gerçekleştirebilmektedir. Yani Bakanlık ağız diş sağlığı konusundaki  ülke ihtiyacının ancak %1'ni karşılayabilmektedir."

Öyle ki; ADSM'lerde çalışan meslektaşlarımızın yaptığı işlemlerin günlük 15,7 saatlik bir çalışma karşılığı iş üretimini günlük mesaileri içinde yapmak gibi olağanüstü bir çalışmada koşullandırıldıkları, bu durumun dişhekimlerini hatalı hekimlik uygulamasına yönelttiği kadar halkımızın sağlığı açısından da  son derece olumsuzluklar getirdiği ve harcanan onca emek ve paranın heba edildiği belirtilmiştir.

Bu nedenle, ülkedeki bütün dişhekimliği kaynaklarının kullanılmasının zorunluluğuna vurgu yapılarak, ağız-diş sağlığı hizmetlerinin gelecek nesillere sürdürülebilir olarak devam edebilmesi için serbest dişhekimlerinin potansiyelinden faydalanılması, özelden hizmet alınması gerektiği  savunulmuştur.

Kamunun koruyucu hekimliğe ağırlık vermesinin dünya uygulamaları bağlamında zorunlu olduğunun altı çizilen toplantıda;  koruyucu dişhekimliği hizmetlerini önceleyen, tedavi ve protetik ağırlıklı hizmet sunumundan, koruyucu hizmeti de öne çıkaran çağdaş, sağlıkta kayıtlı ekonomiye geçişi arttıracak, hizmet niteliğinin artmasına imkan sağlayacak TDB'nin hizmet alım projesinin mutlaka hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi. 

Toplantıda; Uzmanlık yasası ile alt yapı ve öğretim üyesi gereksinimi karşılanmadan hızla kurulan dişhekimliği fakültelerindeki eğitim düzeyinin dünyadaki uygulamaları ile örtüşmediği, fakülteye başlayan her öğrencinin uzmanlığa özendirildiği, dişhekimliği mesleğini icra edebilmek için müfredatın uzmanlık eğitimi ile mütemmim anlayışının ağırlık kazandığı dile getirilmiştir. Hâlbuki 1219 sayılı kanunun tüm dişhekimlerine tüm dünyada olduğu gibi  ağızla ilgili her türlü yetkiyi verdiği, YÖK'ün ve fakültelerin kanunun bu amir hükmüne göre öğrencilerinin eğitimlerini  tamamlamaları gerektiğine dikkat çekildi.

Toplantıda  ayrıca FDI 2020 Vizyonu ve FDI 101.Dünya Dişhekimliği İstanbul  Kongresinde kabul edilen "İstanbul Deklarasyonu" ile dişhekimlerinin çalışma alanlarının genel sağlığa doğru genişleyerek endikasyon  yetkilerinin artacağı, dolayısıyla dişhekimlerinin mesleki vizyonlarının kanıtlanmış bu bilimsel görüşler doğrultusunda ülkemizde de artık bu yönde YÖK, Dişhekimliği Fakülteleri ve Sağlık Bakanlığı, Türk Dişhekimleri Birliği ve Dişhekimleri Odalarının üstlerine düşen sorumlukları yerine getirmesinin önemi anlatıldı.

Odalarımızda yaşanan güncel sorunlarına (Ağız diş sağlığı teknikerliği, Polikliniklerde çalışan dişhekimlerinin polikliniklere ortak olma koşuluna ilişkin Bakanlık görüşleri, Dişhekimi adıyla açılan poliklinikler, Muayehanesi olan bir dişhekiminin poliklinik yada merkeze ortak olması, Taşeronla dişhekimi alınması, Sağlık Net2 Sistemi, 6331 Sayılı İş Güvenliği Kanunu,  Tutuklu ya da hükümlü hastaların kelepçeli muayene sorunları, Kamu Sağlık Kurumu ya da Devlet ya da Vakıf Üniversiteleri bünyesindeki Klinik ve Hastanelerin tanıtım ve halkı bilgilendirme sınırlarını aşan reklam niteliğindeki görselleri,  Son zamanlarda artan merkez ve polikliniklerin başı çektiği internet, sosyal paylaşım siteleri ve billboardlarda reklam unsuru içeren bildirimleri, Kamuda çalışanlara Odaya kayıt zorunluluğu getirilmesi, Tabelalardaki yabancı isimler, Üye arttırmaya yönelik ADSM ve Fakültelere sağlanacak kolaylıkların görüşülmesi, TDB tarafından Odalarda  yapılması düşünülen bilimsel aktivitelerin planlaması) ilişkin Oda Başkanlarımızın görüş ve değerlendirmelerini dile getirdiği toplantıda, sorunlar hakkında çözüm önerileri konuşuldu.

Dişhekimliği fakültesi öğrencilerinin örgütlendiği Türk Dişhekimleri Birliği ve Dişhekimleri Odaları Öğrenci Kollarının mesleğimizin gelişmesine katkılarının öneminin konuşulduğu toplantıda, öğrencilerin düzenledikleri kongreler ile mesleki ve toplumsal sorumluluk bilinci içinde olduklarını göstermelerinin sevindirici olduğu belirtildi.

29-30-31 Mayıs 2014 tarihlerinde  Kuşadası'nda Aydın Dişhekimleri Odamızın organizasyonunda yapılacak  TDB 20.Uluslararası Dişhekimliği Kongresi ve Expodental 2014 Fuarının FDI Kongresinde yaşanılan başarı çizgisinde yer alması için tüm Odalarımızın bir çalışma içerisinde yer almaları temennisi dile getirildi.

FDI 101. Dünya Dişhekimliği Kongresinin ülkemiz adına önemli bir başarı ile sonuçlanmasının gururunun yaşandığı Başkanlar Konseyi toplantısı iki günlük yoğun bir çalışma maratonunun ardından açıklanan bir "Sonuç Bildirgesi" ile sona erdi.

 

TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ
ADANA BAŞKANLAR TOPLANTISI 
                       SONUÇ BİLDİRGESİ                      



Türk Dişhekimleri Birliği ve Odaları toplumun ve bireyin ağız diş sağlığının iyileştirilmesinde ve nitelikli dişhekimliği hizmetinin sunumunda; bilimsel temelli, kanıta dayalı, koruyucu ağız ve diş sağlığını önceleyen politikaların oluşturulmasını ve hayata geçirilmesini ilke edinmiştir.

1-2 Kasım 2013 tarihlerinde Adana'da yapılan Başkanlar Konseyi Toplantısında; birçok meslek sorunlarının yanında, son yıllarda Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Dünya  Dişhekimleri Birliği (FDI) öncülüğünde başlatılan ve FDI 2020 Vizyonu olarak deklare edilen, ''Ağız sağlığı genel sağlığın,  ayrılmaz bir parçasıdır ve iyi bir ağız sağlığı, temel insan hakkıdır.''  Ana fikri ele alınarak görüşülmüştür.

Ağız sağlığının, genel sağlığın ayrılmaz bir parçası  ve bireyin temel insan hakkı olarak kabul edilmesi sonucu, toplumun ihtiyaç ve isteklerinin bu yönde değerlendirilmesiyle, günümüzde ağız ve diş sağlığı modelinin geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bulaşıcı olmayan hastalıklar (Kalp, şeker hastalığı, kronik solunum hastalıkları, ruh sağlığı hastalıkları ve kanser vb.) ile ağız sağlığını ilgilendiren ortak risk faktörüne sahip olmaları,  sağlıkta dişhekiminin rolünü genel sağlık ve koruyucu sağlıkta genişletmekte ve daha önemli hale getirmektedir.

Dünyadaki ölümlerin %60 tan fazlasının bulaşıcı olmayan hastalıklardan olduğu gerçeğini göz önünde bulundurduğumuzda, ağız sağlığının ne kadar önem kazandığını görmüş oluruz.

Bugün ülkemizde, ağız ve diş sağlığı hizmetleri, mevcut olan 14800 serbest, 7200 kamu ve 3200 fakülte çalışanı ile karşılanmaya çalışılmakta, bu hizmetin %50 si Sağlık Bakanlığı ve üniversiteler tarafından verilmektedir.

Son beş yılda, Sağlık Bakanlığına bağlı ADSM'lerde yapılan hizmetleri irdelediğimizde, poliklinik hizmetlerinin her yıl  yaklaşık 3 000 000 adet artarak devam ettiğini, bir dişhekiminin; bir günde, 4 adet kron, 0,7 adet parsiyel veya total protez, 1,3 kanal tedavisi, 8 detertraj, 4 diş çekimi, 1,5 çocuk diş çekimi, 8 dolgu ve 0,65 çocuk diş dolgusu yaptığını görüyoruz. Bilimsel verilere göre değerlendirdiğimizde bu işlerin karşılığı olarak 15,7 saat çalışma yapılması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Bu sonuca göre, ADSM' lerde verilen hizmetlerin kalite sorgulaması ön plana çıkmasına rağmen, Sağlık Bakanlığı sadece rakamlara bakarak tabloyu zafer ve başarı olarak değerlendirmektedir.

Ülkemiz insanının ağız ve diş sağlığı tedavisi için sadece kamu ve fakültelerden hizmet alınmasının yeterli olmadığı, ADSM'lerdeki  poliklinik sayısının bu denli artması ve devlet bütçesine her yıl artarak getirdiği yük,  performansa dayalı sistemin başarısızlığını ve devamının getirilemeyeceğini ortaya koymaktadır. 

Bu nedenlerle;

      1. Ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin kaliteli ve sürdürülebilir olması için serbest çalışan dişhekimlerinden de hizmet alınmalıdır.

      2. Sağlık Bakanlığına bağlı kurumlar daha çok koruyucu dişhekimliği hizmetlerini vermelidir.

      3. Fakülteleri performans kıskacından kurtarıp, gerçek görevi olan bilimsel araştırma ve eğitim ağırlıklı çalışmalara yönlendirilmelidir.

Hizmetin  muayenehanelerden alınmaması hem toplumun  hem de serbest çalışan  dişhekimlerinin cezalandırılmasıdır.

Bu ana görüşleri, Adana Başkanlar Konseyi toplantısında alınan kararlar olarak kamuoyu ile paylaşır sorumluların dikkatine sunarız.

TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ




TOPLANTIDAN GÖRÜNTÜLER